Son bir aydır sosyal medyanın en önemli konularından biri #IceBucketChallange etiketiyle yapılan, kafadan aşağı buzlu su dökme eylemli ALS farkındalığı kampanyası. Zaman zaman anlamını yitiriyor gibi görünse de genel olarak iyi bir kampanya olduğunu düşünüyorum. Hedeflenen kadar bağış toplanmış mıdır bilmiyorum, ama farkındalık konusunda sanırım fena iş yapmadı.

ALS (Amiyotrofik lateral skleroz), merkezi sinir sisteminde nöron kaybına yol açarak hasta bireylerin zamanla yürüme, konuşma ve diğer fiziksel aktivite yapma yeteneklerini kaybetmesiyle sonuçlanan bir hastalık. Bu bağlamda da ALS hastaları, belli bir süre sonunda kişisel ihtiyaçlarını göremeyecek duruma geliyorlar.  Fakat bu hastalıkta, zihinsel faaliyetler sağlıklı bireylerde olduğu gibi normal seyrinde devam ediyor. Gerçekten zorlu bir hastalık ve hem bu hastalığın tedavisine yönelik ilaç çalışmaları hem de LAS hastalarının ihtiyaç ve bakımlarını sağlamak için ciddi bir bütçeye ihtiyaç var. Çok fazla bilgi sahibi olmasam da bana kalırsa devletler de üniversite ve benzeri araştırma kurumları ile bu soruna çözüm öncüsü olmalı, ama bu apayrı bir tartışma konusu olacağı için görüşlerimi şimdilik burada kesiyorum. Biz sıradan bireyler olarak elimizden geldiğince yardım yapabilirsek ise ne ala. Şuraya bir göz atarsanız hem hastalık hakkında bilgi alıp hem de bağış yapabilirsiniz: http://als.org.tr/

Şimdi gelelim konumuza. Gitarist ve besteci Jason Becker da bu hastalıkla mücadele eden bir birey. “Eee ne var, sırf müzisyen ve ALS hastası diye neden daha önemli?” gibi düşünceler dürtmeye başlamışsa eğer, dürtmesin. Jason Becker’ın hastalık süreci biraz enteresan ve öğrenilmeye değer.

Jason Becker’ın müzik hayatındaki ilk ve en önemli oluşumlardan biri, bir dönem Megadeth ile de çalmış Marty Friedman ile 1986 yılında kurdukları Cacaphony isimli neo-klasik speed metal grubu.  Çok sevdiğim bir şarkısını armağan ediyorum size: http://www.youtube.com/watch?v=cyR-Dl5zQmE

Bu grupla iki albüm yayınladıktan sonra Jason Becker yoluna bireysel olarak devam ediyor. 1988’de Perpetual Burn albümünü yayınlıyor. Ve sonra da hastalanıyor.  Asıl enteresan ve ilham verici hikaye de bundan itibaren başlıyor. Tabi ki ALS öncesi Jason Becker gitaristliğini de yabana atacak değilim, kendisi virtüözlük derecesinde bir gitarist. Enstrümanına çok hakim ve yaratıcı bir gitarist. Şuradan Paganini’nin Caprice No.5’ine yaptığı bir gitar uyarlamasını dinleyebilirsiniz, hatta izleyebilirsiniz bile: http://www.youtube.com/watch?v=lQQMwDmXjz0

1989 yılında  henüz 20 yaşındayken ALS teşhisi konulan Becker, müzik üretimine devam ediyor. Hastalığının ilk aşamalarında başladığı albümü Perspective’i, hastayken de bir bilgisayar programı ve ona yardımcı olan ailesi/arkadaşları aracılığıyla tamamlayıp 1996 yılında yayınlıyor. Bu albüm  mayıs 2001’de bir plak şirketi tarafından yeniden yayınlanıyor.

http://www.deezer.com/album/500863 

Daha sonra ise önceden yayınlanmamış bazı parçalar ve demolardan oluşun  The Raspberry Jams 1999’da ve  The Blackberry Jams de 2003’te yayınlanıyor.

Jason Becker hala ALS ile mücadele ediyor. Onun müzisyenliği ve hastalık sürecini anlatan belgecel Not Dead Yet ise 2012 yılında yayınlanıyor. Bu belgeseli mutlaka izlenmesini tavsiye ederim, hem bir müzisyenin nasıl şartler ne olursa olsun müzisyen kalışını hem de ALS sürecini görüp anlamaya çalışmak adına.

http://www.jasonbeckermovie.com/

Jason Becker’a sağlık ve müzik dolu günler diliyorum.