New Orleans’tır cazın doğum yeri. Onun doğum sancılarını hissedebilmek için, geçen yüzyıla dönüp, limanın curcunası arasında dolaşmamız gerekir. Kimler yoktur ki bu limanda – yalnızca siyahlar değil- Fransızlar, Meksikalılar, İspanyollar, Hintliler, İrlandalılar, Uzak Doğulular… Akla gelebilecek her ulustan, her renk ve her türden insan…”(CAZ: Hüznün Müziği, Feride Çiçekoğlu)

New Orleans’da Mardi Gras Kutlamaları (1900)

Mississippi Nehri’nin yılan gibi uzandığı bölgede kurulmuş bir liman şehri olan New Orleans… Önceleri Fransızların olan bu şehir 1763’te İspanyol idaresine, sonra tekrar Fransızlara geçmiş ve son olarak 1803 yılında Amerikan hükümeti tarafından satın alınmış. Her ulustan insana kucak açmış bu şehrin o zamanların Amerikasına göre çok daha hoşgörülü bir yapıyı barındırdığı söylenir. Bu uluslardan bir tanesine de şimdilerde caz olarak tanımladığımız müzik türünün öncülerinden, “Croele”lerdi. “Croele”ler Fransız, İspanyol ve siyahilerin karışımı, New Orleans’ta saygınlık kazanmış insanlardı. Hatta iyi derecede klasik müzik eğitimine ve opera binalarına sahiplerdi. Ancak sonraları siyahilere karşı çıkarılan bir yasayla işlerinden olup daha düşük maaşlı işlere yöneldiler. Durum her ne kadar olumsuz görünse de, aslında dünya müziğini olumlu etkilediğini söyleyebiliriz. Bu sayede o dönemde siyahilerin blues’uyla Avrupa’nın klasik müziği birbiriyle kaynaştı ve birçok yeni müzisyen ortaya çıktı. İç savaş sonrası dağılan askeri bandolardan arta kalan ucuz müzik enstrümanları, New Orleans’lıların eğlence kaynağı olmuşken, beraber çalmaya başlayan farklı disiplinden bu müzisyenler caz müziği doğurdu ve bu yeni müzik her kesimden insana ulaştı.

The Buddy Bolden Band (1900, New Orleans)

Caz müzik doğdu doğmasına ama işin bir diğer boyutu daha vardı. Beyazlar, siyahi orkestraların cenazelerde, balo salonlarında; kısacası çalabilecekleri her yerde çalmalarından rahatsızlık duyuyor ve çalmalarını engelliyorlardı. Durum böyle olunca, caz müzisyenleri para kazanabilecekleri, eğlenebilecekleri ve müziklerini yapabilecekleri tek alternatife yöneldiler; yıllar sonra bile caz müziğin doğuşu ile akla gelen New Orleans’ın genelevler bölgesi, Storyville’ e…

 

Storyville’den öncelere gidelim, Güven Erkin Erkal’ın “Türkiye Rock Tarihi 1” kitabında bahsettiği bir olaya. İç savaş döneminde New Orleans halkı ve özellikle kadınlar Amerikan merkez hükümetine karşı tepkilerini askerlere karşı aşağılayıcı tavır ve davranışlarıyla gösteriyorlar. Şehirden sorumlu Tümgeneral Benjamin Franklin Butler buna karşılık olarak tarihe geçecek bir emir yayınlıyor, Güven Erkin Erkal’ın çevirisiyle:
   “ Körfez merkez departmanı – 28 No’lu Emir – New Orleans – 15 Mayıs 1862… Amerikan subay ve askerleri, kibar davranışlarına karşılık, (kendilerine “leydiler” diyen) New Orleans’lı kadınlar tarafından aşağılamalara konu olmaktadır. Bu nedenle, bundan sonra sözle, tavırla ya da hareketler Birleşmiş Milletler asker ya da subaylarına aşağılayıcı tepki gösteren her dişiye, hayat kadını olarak davranılması emredilmektedir.”

Benjamin Franklin Butler

 

Bu emir Storyville’e zemin hazırlamış mıdır bilinmez ama iç savaş sonrası New Orleans’ta bir şeylerin değiştiği kesin. 1897 yılına gelindiğinde, dönemin belediye başkanı Alderman Sidney Story, yıllar sonra kendi soyadıyla anılacak bir işe imza atar. Genelevleri tek bir mahallede toplayarak, Amerika’nın ilk yasal genelevler mahallesini kurar. Amerika’nın ilk yasal genelevler bölgesi olan Storyville, o zamanki adıyla “Red Light District”  birçok önemli caz, blues müzisyeninin çalarak para kazandığı yer olarak anılacak, hatta ünlü caz müzisyeni Louis Armstrong’un annesi sefalet yüzünden burada çalışmak zorunda kalacaktı. Dahası, dönemin Jellyy Roll Morton gibi önemli müzisyenleri, özellikle caz ve blues piyanistleri burada müzisyenlik yapacak ve Storyville caz ve blues’un New Orleans’taki evi olarak hatırlanacaktı. 1917’de, tam yirmi yıl açık kalan Storyville kapatıldı ama caz müzik doğmuş ve çoktan yayılmaya başlamıştı. Bu yirmi yıl birçok olaya, gelişmeye ve değişime sebep olmuş ve kendine has bir tarih oluşturmuştu. Storyville’deki bu yirmi yıllık tarihin en büyük tanığı ise 8x10inch fotoğraf makinesiyle zamanı donduran bir adam ve tabi ki makinesinin çektiği fotoğraflar …

Jelly Roll Morton’s Red Hot Pepper, Storyville’de çalmışlardı.

Hikayemizin başladığı zamanlara, 1912’ye geri dönelim. İyi giyimli, varlıklı, beyaz bir adam Storyville genelevlerinde çekim yapıyordu.  İşte o adam yirmi yıllık tarihin tanığı, o döneme ait nadir görsel kanıtların yaratıcısı John Ernest Joseph Bellocq – bilinen adıyla E.J. Bellocq- ; Fransız “creole” varlıklı bir aileden gelen, New Orleans doğumlu Amerikalı profesyonel bir fotoğrafçı. Yaşadığı sürece Storyville’de çektiği fotoğraflardan kimsenin haberdar olmadığı ve Bellocq’un fotoğrafları basmadığı sanılıyor. 1949 yılında ölen sanatçının fotoğraflarının negatiflerinin çoğu basılmadan kayboldu, ancak yıllar sonra eski eşyalar satan bir dükkânda bulunan cam negatifler 1967 yılında fotoğrafçı Lee Friedlander tarafından  basıldı ve fotoğraflar 1970 yılında New York Modern Sanat Müzesinde sergilendi. Fotoğrafların bazılarında genelevde çalışan kadınların suratlarının karalanmış olduğu görülür, ancak anlaşıldı ki bu karalama orijinal cam negatiflerde yapılmıştı. Bunun Bellocq’un rahip kardeşi tarafından yapıldığı düşünülüyor.

E.J. Bellocq

E.J. Bellocq’un En Ünlü Çekimlerinden Biri (1912,Storyville)

E.J. Bellocq’un Çekimlerinden Biri (Surat Orjinal Cam Negatifte Karalanmış) (1912,Storyville)

Fotoğrafların kitap haline getirilmesi 1996 yılını buldu. Susan Sontag tarafından, kendi yazdığı Önsöz ile beraber 1996 yılında “Bellocq: Photographs of Storyville”  adlı kitap basıldı. 2001den 2002ye geçiş yaparken 13 Aralık-2 Şubat tarihleri arasında Julie Saul Galerisinde “Storyville Portraits” adıyla açılan sergide bu kez E.J. Bellocq’un yeni bulunan 37 fotoğrafı da sergilendi. Bu fotoğraflar Friedlander’ın 1967deki basımından önce basılmışlardı ve 1965 Betsy Kasırgası’nda hasar görmüşlerdi.

New Orleans, iç savaş, genelevler derken Storyville hem caz müziğin doğuş hikayesine, hem de caz müzisyenlerine ev sahipliği yapmış bir şehir. Zor yıllar, farklı kültürler, tesadüfler, sosyolojik koşullar derken dünyanın caz müziğe kavuşmasına ön ayak oldu ve zamanla gelişti, ilerledi, değişti. Caz müziğin doğduğu yere, oradaki insanlara tanıklık eden 8×10 inch fotoğraf makinesinden çıkan fotoğraflarıyla E.J. Bellocq, bizi de bu zamanın tanığı yaptı belki de. Storyville belki de adını sadece belediye başkanından almıyordu. Fotoğraflarını inceleyip, müziğini dinlediğiniz zaman bu düşünceme katılabilirsiniz: STORYVILLE, hikayeler şehri…

 

Kaynaklar:

1- Türkiye Rock Tarihi 1 : Saykodelik Yıllar – Güven Erkin Erkal (1. Baskı, Kasım 2013 – Esen Kitap)

2- CAZ: Hüznün Müziği – Feride Çiçekoğlu (Derleyip Çeviren) (1. Baskı, Aralık 1985 – Kalem Yayıncılık)

3- The Last Days of Ernest J. Bellocq – Rex Rose

http://www.corpse.org/archives/issue_10/gallery/bellocq/

4- The Legend of Storyville – American Studies of College of William & Mary

http://web.wm.edu/americanstudies/370/2001/sp3/legend_of_storyville.htm