Robert Schumann, Clara Wieck ve Do Major Fantasie

1810 doğumlu Alman besteci Robert Schumann, Alman romantizminin en önemli bestecilerinden biri. Romantik dönemin önemli özelliklerinden biri, bestecilerin ilhamlarını müziğin kendisi dışında başka yerlerden de almaya başlamasıdır. Bu dönemde müzik, kendi başına var olan absolüt bir yapı olmaktan çıkıp, bir anlatım ve aktarım aracı olarak kullanılmaya başlar. Edebi kavramların ve anlatımın müziğe karışması, 19.yy müziğinde iki zıt kavramı ortaya atmıştır; programatik müzik ve absolut müzik. Bu ayrımın iki tarafına da ait eserler üretmiş olan Schumann da, diğer çağdaşları gibi ilhamlarını resim, edebiyat ve doğa gibi birçok farklı yerden almıştır ancak belki de onun müziğine en çok ilham veren şey, Clara Wieck ve ona duyduğu aşktı.

Robert Schumann 1830 yılında, dönemin ünlü bir piyano öğretmeni olan Friedrich Wieck’ in öğrencisi olmaya kabul görmüş ve onun yanında eğitim gördüğü süre boyunca evinde kalmaya başlamıştır. O zamanlar 20 yaşında olan Schumann ile 11 yaşında olan Friedrich’in kızı Clara’nın tanışması bu şekilde olur. Ancak aralarındaki romantik ilişki 1830’ların sonlarına doğru gelişmeye başlar. 1836’dan 1840 yılında mahkeme kararıyla evlenmelerine kadar olan dönem Schumann için oldukça çileli geçer çünkü Clara’ nın babası ilişkilerine karşıdır ve Clara’nın onunla görüşmesine engel oluyordur. Buraya kadar Yeşilçam filmi kıvamında geçen hikayenin ilginç kısmı ise 1836 yılında başlar.

Besteci, Fantasie in C Major Op. 17, için çalışmaya 1836 yılında başlar. İlk başta Ruines ismini verdiği ve o dönem Clara’yla ilişkilerine engel olunmasından dolayı duyduğu üzüntüden yola çıkarak başladığı bu kompozisyon, o yılın sonlarına doğru iki bölüm daha eklemesi üzerine geniş çaplı bir esere dönüşür. Ancak eserdeki tek motivasyon kaynağı Clara değildir. Schumann, kompozisyonu satışa çıkarmak ve satışından gelen geliri de, Beethoven’ın doğduğu şehir olan Bonn’da dikilmesi planlanan Beethoven anıtına bağış olarak vermek ister. Dönemin diğer ünlü bestecileri Franz Lizst ve Felix Mendelssohn’da anıta katkı yapan müzisyenlerdir. Dolayısıyla Do major Fantasie’yi bestelerken Schumann’ın aklında Clara olduğu kadar, Beethoven anıtı ve efsane besteci de vardı.

1838 yılının Mart ayında, Clara’ya gönderdiği bir mektupta Schumann şöyle yazmıştır;

İlk bölüm [Fantasie’nin] bestelemiş olduğum en tutkulu şey; sana adadığım içten bir ağıt.”

Eseri, Clara’ya adanmış içten bir ağıt, yapan şeyin ne olduğu besteciler, teorisyenler ve performansçılar tarafından uzun süre çözülememiş bir gizem. Ancak 1910 yılında, Schumann’ın notaların arasına gizlediği mesaj ortaya çıkar.

Aslında besteci, Clara’ya ulaştırmak istediği mesajı, notasyonun ön sayfasına bir Friedrich Schlegel dörtlüğünü iliştirerek belli etmiş.

“Resounding through all the notes

In the earth’s colorful dream

There sounds a faint long-drawn note

For the one who listens in secret.”

‘Gizlilik içinde dinleyen o kişi için’, notaların arasına özenle gizlenmiş bir müzikal alıntı, eserin birinci bölümünün son kısmında Clara’yı beklemektedir. Beethoven’ın ‘An die ferne Geliebte’ (Uzaktaki sevgili için) isimli eserinden alınan bu müzikal alıntı, orjinal eserde ‘Accept then these songs [beloved, which I sang for you alone]’ (Öyleyse bu şarkıları kabul et sevgilim, sadece sana söylüyorum) sözlerine eşlik eden notalardır.

Kompozisyonun ilginç bir diğer özelliği ise, Schumann’ın eser başlığında ton olarak gösterdiği do major tonalitesinin, ilk bölümün son sayfasına kadar tam olarak kullanılmaması. Uzun bir süre tınlatılmaktan kaçınılan bu armoni adeta Beethoven alıntısını işaret eder nitelikte çünkü parça boyunca karşılaşılan ilk do major kadansı Beethoven alıntısıyla birlikte gelir. Tabi batı notasyonunda do notasını C harfi temsil ettiği için, ister istemez Fantasie in C Op. 17’deki C harfinin aslında Clara’nın C’si olduğu ihtimali akıllara geliyor.

Eseri dinlediğinde Clara’nın tepkisi ve onun için gizlenmiş olan notu fark edip etmediği bilinmez ancak kendisinin de oldukça yetkin bir piyanist olduğu göz önüne alınırsa, fark etmiş olması oldukça muhtemel. Schumann ise bu eseriyle, hem uzun süredir özlemini çektiği hayatının aşkına, hem de ilham aldığı devasa bir besteciye bir ithaf ve takdirde bulunmuş. Uzun ve sancılı bir mahkeme sürecinden sonra da olsa Clara ile evlenen besteci, o günden sonra da defalarca kez Clara’dan ilham aldığı besteler üretmiş ve bunun yanında edebiyat ve müzik literatüründen çeşitli örneklerle de müziğini beslemiştir.

 

Yorumlar kapatıldı.

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: