Alternatif Bromance’ler PART II: Doherty & Barat

aed9206f829488c2219cb9a0083b05db

2015’te rehabilitasyon sonrası sessizliklerini Anthems For Doomed Youth’la bozan öz hakiki İngiliz serserileri The Libertines’in bromance’inden biraz konuşmamız gerektiğini düşünüyorum. Ne beraber ne ayrı yapamayan yapışık ikizler Barat ve Doherty’nin tanışıklığı Doherty’nin ablasının ekürisine yanlamasından geliyor kısmen. Carl’ın Brunel’de tiyatro okuduğu ve mankenlik kariyerini bir türlü başlatamadığı dönemde Pete de University College of London’a kabul edilmediği için sızlanıyor, bir yerden gitar öğrenmesi gerektiğini düşünüyordu. Pete’in dediği üzere, ikilinin ilişkisi “karşılıklı hayalkırıklığı” üzerinden kuruldu. Bir türlü modellik anlaşması imzalayamayan Barat’ın ihtiyacı olan pohpohlamayı Pete sağlıyordu, o da Pete’e müzisyenliği ve karizmatikliği öğretiyordu karşılığında. Bu kısmi mutualistik ilişki 1997 yılında The Libertines’i doğurdu. Grup İngiliz gençliğine dair her şeyin ufak bir temsiliydi –içkiler gırla, damarlar desen delik deşik, holigan gibi küfürler havada, ekoseli Harrington ceketleriyle Camden sokaklarına izmarit atıyorlardı. İlk uzunçalarları Up the Bracket daha çıkmadan grup türlü müzik dergilerinde, kulüplerde barlarda boy gösteriyordu. İkilinin zaman zaman yürek hoplatan pozları, zaman zaman “polis mi çağırsak” dedirten kavgaları grubu çok kısa zamanda magazin malzemesi yaptı haliyle (elalemin magazininden Carl Barat ve Pete Doherty kaçarken bizde Seda Sayan Erol Köse’ye diss atıyor. Başka memlekette yaşayamam…). Bu derin tutku, Barat’ın deyimiyle “derin bir aşk”tı, “derin aşklar insana tuhaf şeyler yaptırıyor”.

1c332cdac954cbbd10f378eda8a70895

(işbu tuhaf şeyler)

İlk ayrılık 2003’te, Doherty’nin bağımlılığı zirve yaptığında geldi. Doherty “sen misin beni bizim grubumuzdan atan” diyerek Barat evde yokken evini bastı, dağıttı. 6 ay mapus damını bekledikten sonra (burada Pete Doherty’nin siciline girersem yeni yazı dizisine başlarım, bunu sanırım hiçbirimiz istemeyiz), Barat yine de Doherty’yi sıcak kollarıyla gruba karşıladı. Yine de bundan sonra ilişkileri hiç şefkat ve sakinlikle seyretmedi. Grup ikinci albüm hazırlığındayken ikili birbirine girmesin diye stüdyo kapısında bekleyecek güvenlik tutuldu. Yine albüm çıkmadan önce, Pete yeniden bir gerileme yaşadı ve bir kez daha turneye çıkmaktan ban yedi. Bu sefer gurur yaptı, kendi grubu Babyshambles’ı kurdu, bir de Kate Moss’la eşit derecede fırtınalı bir sevda yağmuruna girdi. 2008’de Amy Winehouse’la Londra’nın Bonnie ve Clyde’ı oldular. Winehouse’un 2011’deki ölümüyle Doherty kendi deyimiyle “dizine kadar pisliğe battı”. Önce dev bir gerileme yaşayarak kafasını uyuşturucudan kaldıramayan Pete, 2014’te son bir denemeyle Tayland’da bir rehabilitasyon merkezine girdi ve 2015’te kimsenin beklemediği bir istikrarla tertemiz şekilde çıktı.

DSCF3792

sağdaki dayım değil, Doherty’nin ta kendisi

Tayland’dan tertemiz çıkan bir başka şey de The Libertines’den sürpriz bir yeni albüm, Anthems For Doomed Youth’tu. 11 yıllık sessizlikten sonra gelen albüm, grubun şu ana kadar olan tüm albümlerinden farklı olarak umursamaz, hedonist yaşam stilinin aleyhine konuşuyordu. “You Are My Waterloo”, ikilinin arasında uzun süredir süregelen “abi Waterloo Londra’nın kalbidir yaa” geyiğini bromance marşına çevirirken, “Heart of the Matter” ikilinin kendilerini yerdikleri, “yalnız bu kadar şamara iyi yine kalbimiz durmadı” sözleriyle günah çıkarma seansı oldu. Eşlikçi video da, Libertenlere alışkın olmayanların midesini bulandıracak, sevenlerininse aklını çıkaracak bir şov oldu.

Albümle beraber müziğe dönen ikilinin bağımlılık cephesinden henüz bir gerileme haberi gelmedi, Kozmos muhafaza. Grup konserlerine devam ediyor, narkostan aldıkları desteğin yerini hayranları ve basın ilgisiyle doldurmaya devam ediyor.

Yorumlar kapatıldı.

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: